Yeni Dizi ALEF NEDEN GERGİN ve Başarılı? Kamera Kullanımı, 3’de 1 Kuralı, Negatif Alan-Alef İnceleme

Not: Videonun içeriği sinemayı anlamaya çalışan ve gayet sıradan bir kişi olan benim görüşlerimdir.

Profesyonel içerik ve yorum içermez. Türkiye’de internet dizileri son yıllarda çok çok güzel içerikler üretiyor. Şahsiyet bunların En bilineni elbette. Ama, diğer diziler de onun açtığı yolda yavaş yavaş geliyolar.

Hemen konuya girersek, Alef’de bu yolda ilerleyen dizilerden birisi olmuş. Ama benim dikkatimi en çok çeken şey, kurdukları atmosfer ve kamera kullanımlarıydı.

Bu videoda dizi bence neden güzeldiyi anlatmaya çalışıcam ve bunun içinde iki şeyden bahsedicem. Birincisi, üçte bir kuralı diğeri de negatif alan.

Üçte bir kuralı neredeyse izlediğiniz her filmde veya dizide gördüğünüz bir çekim. Mesela burada bir örneği var. Burada da var. Dahası, kamerayı her açtığımda ben de görüyorum onu.

Fotoğraf çekmeden önce gelen bu 3 yatay 3 dikey çizgi. Peki bunların amacı ne? En temelde görüntüyü yakalamayı kolaylaştırmak. Mesela, fotoğraf çekerken, çekmek istediğimiz detayı bu kesişim noktalarından birine koyuyoruz.

Böylece, seyircinin dikkati çok daha iyi toplanabiliyor Örnek verelim. Mesela, Şahsiyet dizisinde nasıl kullanıldığına bakabiliriz. Burada gördüğünüz gibi, karakterlerin durdukları yerler, hep bu çizgilerin kesiştiği nokta.

Ya da burada, bu münir bey yazısı dikkat çekilmek istenen nokta. O yüzden onu, tam kesişim noktasında görüyoruz. Diyaloglarda da oyuncuların ortada değilde, sağda ya da solda durmasının sebebi de bu. Çok kullanılmasının da iki sebebi var elbette. Birincisi, psikolojik.Yani, gözümüz doğrudan bu noktalara bakmaya yatkın.

İkincisi de zaten yıllardır, böyle çekimleri gördüğümüzden gözümüz doğrudan o noktalara bakıyor. Yani alışkanlık da var. Evet, şimdi ilginç yere gelelim. Alef bu kuralı bir kullanıyor bir kullanmıyor. VE Bence bunun sebebi de müthiş.

Önce jenerikten başlayıp, derdimi biraz daha anlatayım. Mesela burada, bakarsanız bütün görüntüler, tam merkezde. Kural ne diyordu, bunları biraz daha kenara koymak lazım diyordu. Ya da burada, çok meşgur altın oran kuralını da düşünebiliriz. Orada da ilgi alanı biraz daha sağda kalıyo. Çünkü, tam merkeze koymak insan gözünü yorabiliyor. Ama bu dizinin diyaloglarında da bu kurala uyulmamış.

Karakterler kameranın tam ortasında duruyor, kesişim noktalarında değil. Buradaki geniş plandan verilen çekimlerde de tam merkezde karakterler. Şimdi bu kurala uymamak iyi bir şey mi kötü bir şey mi? Dediğim gibi, alef bunu bir uyguluyor bir uygulamıyor.

O yüzden, Şimdi, Uyguladıkları yerlere gelelim. Mesela, burada iki dedektifimiz yan yanayken, çizgileri koyabiliriz. Noldu? İkisi de tam dikey çizgilerin olduğu yerde. Yani kurala uyuyor.

Bir örneğe daha bakalım. Yine, iki dedektifimiz yan yana. Ve yine, ikisi de tam olarak çizgilerin üstünde kalıyor. Bir tane daha bakalım. Karakterler arabada konuşuryor. Ve çizgiler yine tam olarak ikisinin de üstünde duruyor. Bence artık olay biraz açık.

Yönetmenin bu tercihi bariz bir şekilde bilinçli. İki baş karakter yan yanaysa kurala uyuluyor, bu karakterler tek başlarınaysa kurala uyulmuyor.

Bu da iki karakterimiz birbiri olmadan güçlü duramıyor, kurallara uyamıyor demenin sinematografik bir anlatımı. Sinemanın bu özelliği bence çok çekici. Kuralların iyi bildiğiniz zaman, hepsini kırabiliyorsunuz. Emin Alper’de burada böyle çok güzel bir oyun yapmış.

Tabi, ben böyle güzel güzel anlatıyorum. Ama yönetmen sadece havalı durdu diye yaptım da diyebilir. Garantisi yok. Yine de, Marifet, iltifata tabiidir diyip, üçüncü konuya geçiyorum.

[baslik]Part 5[/baslik]

Son konumuz, kameranın konumlandırıldığı yerler. Önceki Whiplash videosunda, uzun uzun geniş açılar, orta çekimlerden bahsetmiştim hatırlarsanız. Normal bir filmde, geniş açıdan verilen çekimler maksimum filmin %10’un